14 Mart 2019 Perşembe

Geleceğin Enerjisi Ay'da Saklı


        
      Ay Geleceğin Yeni Enerji Kaynağı mı Olacak?

Hayatı kolaylaştıran birçok iş ve işlemi yapabilmek için insanlar enerjiye ihtiyaç duymaktadır. Genel anlamıyla hareket ettiren güç olarak da tanımlanabilecek olan enerji insan hayatı için vazgeçilmez bir unsurdur. Ev ve iş yerlerinde gerek aydınlanma gerek güçten kazanma konularında inanlara yardımcı olan her şeyde enerjiden faydalanılmaktadır. Isı ve ışık kaynağı olarak, ulaşımı kolaylaştırmak için kullanılan her türlü vasıtanın hareket etmesinde , fabrikalardaki robotların ve makineların çalışmasında enerji çeşitlerinden faydalanılır.

Enerji Kaynakları Tükeniyor…

Evet enerji hayatımızı kolaylaştıran her alanda kullanılıyor. Peki enerji sonsuz mudur? Enerji belki sonsuz olabilir ama enerji kaynakları gün geçtikçe tükenmektedir. Örneğin fosil yakıtlar… uğruna can alınan can verilen fosil yakıtlar tükeniyor büyük bir hızla. Petrol kullanımı dünyada hızla artmakta. Petrol kullanımını gerektiren alet ve makinalar hızla artmakta. Özellikle otomobil kullanımı petrol kullanımını büyük oranda artırmaktadır. Yenilenemeyen bir enerji kaynağı olan petrol ve türevleri hızla tükenmekte. Peki tükenirse petrol ne olur? İnsanlar yeni enerji kaynaklarına yönelirler. Peki yeni enerji kaynakları bulmak kolay mıdır? Bence pek de kolay değil, çünkü gelişmiş olan dünyamızda artık denenmemiş bir şey kalmadı denilebilir. Fakat çare bitmez insanoğlunda. Şimdi bana ilginç ve tehlikeli gelen bu konudan bahsedeceğim..

Ay Yeni Bir Enerji Kaynağı Mı Olacak?

Bilimciler petrol gibi fosil yakıtların tükenmesinden dolayı dünyaya yeni enerji kaynağı bulmanın peşine düştüler. Yapılan araştırmalar sonucunda ayda bulunan bazı elementlerin enerji kaynağı olarak kullanılabileceğini ileri sürdürler. Özellikle Hindistanlı ve Amerikalı bilimcilerin çalışmaları sonucunda Ayda bulunan Helyum elementinin izotopu olan Helyum 3 elementinin, yüksek enerjiye sahip bir element olduğunu saptadılar. Ayda yüzeyinde toz şeklinde bulunduğu söylenen bu elementin bol miktarda olduğu da tespit edilmiş. Ayrıca Amerikalı araştırmacı Lawrence Taylor: Aydan getirilecek 25 ton Helyumun Amerika’nın 25 yıllık elektrik enerjisini karşılayabileceğini söylemektedir.
helyum 3

13 Mart 2019 Çarşamba

Kuşlar Yasına Gider



         Kuşlar Yasına Gider...


       Bir Hasan Ali TOPTAŞ romanı...

       Kitap okumayı sevmediğini iddia edenler bence bu kitabı okumalı. Evet kitap okumak herkes için zevkli olmayabilir ama bu kitap başka... Okumayı sevmeyenlere sevdirecek bir kitap.

       Kitapta kahraman Denizli Ankara arasında mekik dokumaktadır. Denizli'de bulunan babasının hastalığı gün geçtikçe ilerlemekte ve her geçen gün ilerleyen hastalıkla daha da hüzünlü bir hal almaktadır. Roman kahramanımız ise babasının bu durumuna çok üzülmekte ve sürekli olarak ziyaret etmektedir.
Kuşlar Yasına Gider

       Ankara'da yaşayan kahraman babasını ve ailesini çok sevmekte, hastalığıyla birlikte sürekli babası ile geçmişte olan anılarını yad etmektedir. Babasının ölümüne kadar geçen bu süreçte okuyucuyu da etkilemekte ve göz yaşlarına boğmaktadır.

       Baba Aziz bey ise tam bir anadolu erkeğini yansıtmaktadır. öyle ki koltuk değneğiyle bile yolda kalmış arabaya yardım etmek istemektedir.


     Güzel bir dille anlatılan bu roman gerçekten okunması gereken romanların başında gelmelidir.
Kitabı okurken göz yaşlarınızı tutamayacaksınız...
 

Nitrifikasyon ve Denitrifikasyon


NİTRİFİKASYON VE DENİTRİFİKASYON


Nitrifikasyon

Nitrifikasyon, atıksuda mevcut amonyum (NH4) iyonlarının bakteriler tarafından önce nitrite sonra da nitrat iyonlarına dönüştürülmesidir. Amonyağı nitrite oksitleyen bakteri türleri Nitrosomonos ve Nitrosococcus olarak bilinmektedir. İlk basamakta nitrite (NO2) oksitlenen amonyum iyonları, ikinci basamakta Nitrobakter ile nitrata (NO3) dönüştürülür.                       (Öztürk, )
Nitrifikasyon enerji üreten iki basamaklı bir prosestir.

Nitroso-bakteriler:
2NH4+ + 3O2→ 2NO2- + 4H+ + 2H2O
Nitro-bakteriler:
2NO2- +  O2→ 2NO3-
Toplam oksidasyon reaksiyonu:
NH4+ + 2O2NO3- + 2H+ + H2O
Yukarıdaki toplam oksidasyon reaksiyonu esas alındığında Amonyum nitrite dönüşümü için 3,43 g O2/g ve nitritin nitrata dönüşümü için 1,14 g O2/g oksitlenmiş NO2 gerekli olup amonyumun tam oksidasyonu için gerekli oksijen 4.57 g O2/g oksitlenmiş N’dır. Sentez göz önüne alındığında gerekli olan oksijen ihtiyacı 4,57 g O2/g N’den daha azdır. Oksidasyona ilaveten oksijen karbondioksit ve azotun hücre kütlesine bağlanmasından elde edilmektedir.
Hücre dokusu ihmal edildiğinde, yukarıdaki toplam reaksiyonu yürütmek için ihtiyaç duyulan alkalinite miktarı aşağıdaki denklem yazılarak hesaplanabilir.

NH4+ + 2HCO3- + 2O2 → NO3- + 2CO2 + 3H2O

Yukarıdaki denkleme göre dönüştürülen amonyum azotu gramı başını CaCO3 olarak 7,14 g alkaliniteye ihtiyaç olacaktır.
Elde edilen enerji ile beraber amonyumun bir kısmı hücre dokusuna asimile edilmektedir. Biyokütke sentez reaksiyonu aşağıdaki gibi ifade edilebilir.
4CO2 + HCO3- + NH4+ + H2O    C5H7O2N + 5O2
C5H7O2N kimyasal formülü sentezlenmiş bakteri hücrelerini ifade etmektedir. Hücre asimilasyonu da dikkate alındığında dönüştürülen amonyum azotu gramı başına 4,25 g O2 kullanılmakta, 0,16 g yeni hücre üretilmekte, CaCO3 olarak 7,07 g alkalinite giderilmekte ve yeni hücrelerin oluşumunda 0,08 g inorganik karbon kullanılmaktadır (Metcalf ve Eddy, 2003).

11 Mart 2019 Pazartesi

AZOT DÖNÜŞÜMLERİ


     

      BİYOLOJİK ARITIMDA AZOT DÖNÜŞÜMLERİ

       Atıksudan azot giderimi için kullanılan en yaygın iki metot fiziksel ve biyolojik metottur. Izgaradan geçirme ve çökelme askıda katılara bağlı olan organik azotu giderecek fiziksel yöntemdir. Katı madde giderimleri bazı nutrientleri giderebilirken çözülebilir azotun büyük fraksiyonunu içeren nutrientlerin çoğu giderilemez.  Atıksu arıtımında biyolojik azot giderimini doğrudan içeren üç temel biyolojik proses amonifikasyon, nitrifikasyon ve denitrifikasyondur (Whichard, 2001). Biyolojik arıtımda biyolojik azot dönüşümleri Şekil 2.1’de verilmiştir.

BİYOLOJİK ARITMA

Şekil 2.1. Biyolojik arıtmada azotun dönüşümleri (Metcalf ve Eddy, 2003)

        Azot Asimilasyonu:
  Heterotrofik ve ototrofik organizmalar NH4+ ve NO3-‘ı alarak assimilasyon (hücre sentezi) için kullanır. Mikroorganizmalar her ne kadar NO3-‘ı asimilasyon için kullansa da, nitratı önce amonyuma dönüştürür ve daha sonra hücre sentezi (protein sentezi) için kullanır.  Atıksu arıtım tesislerinde hücre sentezi için azotun giderilmesi nedeniyle bir miktar azot giderimi mümkün olur. Bitki ve alg hücreleri azotu amonyum şeklinde tercih eder. Bu nedenle NH4+ bazlı gübreler NO3- bazlı gübrelere tercih edilir (Bitton, 1994; URL1).
Azotun bu asimilasyonu çözülebilir fazdan azotun net bir kaybını meydana getirmesine rağmen giderim sağlayan azotun temel dönüşümlerinden biri değildir. Azotun giderimini ihtiva eden çoğu evsel ve yüksek kuvvetli tarımsal atıksularda, bakteriler büyüme için ihtiyaç duyduğu azotu kullandıktan sonra geriye kalan miktar hala yeterince yüksektir (Whichard, 2001). 

20 Şubat 2019 Çarşamba

Batum'a Nasıl Gidilir?



             Batum'a Nasıl Gidilir?

              Ülkemize en yakın ülkelerden biri olan Gürcistan'ın Batum kentine gitmek düşündüğünüzden daha kolay. İsteyen kendi aracıyla isteyen ise tur şirketleri ile gidebilirler. Batum güzel bir sahil kenti. Karadeniz kıyısı şehirlerine benzeyen bir yerde imar edilmiş.

            Peki Kendi Aracımızla Batum'a nasıl gideriz?

            Batum Artvin/Hopa sınırında Sarp sınır kapısının hemen ardında. Şöyle ki; Hopa'dan sarp sınır kapısına 15 dakikada gitmeniz mümkün. Sınır kapısından geçtikten sonra ise Batum merkezine gitmeniz yine 15 dakikanızı alır. Yani en fazla bir yarım saatlik mesafede Batum.


Batum'a nasıl gidilir

        Kendi Aracınızla Batum'a Giderken Dikkat Edilmesi Gerekenler;

      1- Batum'a geçerken öncelikle nüfus cüzdanınızın yanınızda olması yeterli. Sınırda görevli memurlar kimlik kontrolü yapıyorlar. Hem Türkiye tarafından çıkarken hem de Gürcistan tarafına girerken.

     2- Cüzzi bir miktar giriş ücreti kişi başı olarak alınıyor.

Akıllı Telefon Piyasasını Etkileyen Telefon "Xiaomi"



              Akıllı Telefon Xiaomi


         Yıllar öncesinde akıllı telefon mu vardı? sorusu aklıma geliyor bazen. Nereden çıktı bu akıllı telefonlar, çok mu gerekliydi hayatımıza girmeleri diye de sormaktan alıkoyamıyorum kendimi.,

         Sonuç olarak hayatımıza girdiler akıllı telefonlar. Peki biz ne yapalım gelişen bu teknolojiya ayak mı uyduralım, yoksa aman ne gerek var deyip geri mi çekilelim. Ben ayak uydurmayı tercih ettim. Hatta akıllı telefonları da araştırmak istedim. Son olarak o herkesin merak ettiği marka olan Xiaomi'yi keşfettim.

Xiaomi Mi 9


         İlk duyduğum zaman bu markayı biraz küçümsedim. Sebebi ise Çin malı olduğunu duymamdı. Fakat telefonun Mi 8 modelini incelediğim zaman düşüncemin yanlış olduğunu anladım. Xiaomi android telefonlar incelendiği zaman aralarında en iyi markalardan biri olduğunu isbat etmektedir. Gerek yazılımı gerekse malzeme kalitesi ile gerçekten kayda değer bir cihazdır. İsim yapmış ne telefonlar gördük beş para etmeyen. Fakat Xiaomi özellikleri ve malzeme kalitesi ile beni cezbetmeyi başardı. Bunun yanında en önemli özelliklerinden biri cihazın hızlı ve stabil çalışmasdır. Aynı zamanda cihaz emsallerinden çok daha uygun fiyatlıdır.

19 Şubat 2019 Salı

2019 Mahalli Seçimler



                        Mahalli İdareler Seçimleri


                        Ülkemiz 31 Mart 2019' da bir seçime gidecektir. Bu tarihte ülke genelindeki bütün mahalli idarelerin yöneticileri seçilecek.  İllerde ve ilçelerde Belediye Başkanları, Köy ve mahallelerde ise muhtarlar seçilecek. Yapılacak seçimler ülke genelinde bir heyecana sebep olacaktır.

                        31 Mart akşamı yerel yönetimler belirlenip ülkenin mahalli idareleri çalışmalarını yürütmeye başlayacaklardır.

mahalli seçimler


                       Peki Adaylardan Halkımızın Beklentileri Nelerdir?

1- Öncelikle herkes bu seçimin de diğer seçimlerde olduğu gibi adil bir şekilde yapılmasını beklemektedir.

2- Adayların dürüst olması da seçmenlerin oy verirken karar vermelerinde etkili olmaktadır.

3- Ülkemizin seçmenleri öyle anıldığı gibi rastgele oy vermemektedir. Adayların kişiliğine ve donanımına dikkatle bakmaktadır.

8 Şubat 2019 Cuma

ÇÖZÜNÜRLEŞTİRME YÖNTEMLERİ




ÇÖZÜNÜRLEŞTİRME YÖNTEMLERİ


KATI ÖRNEKLERDE ÇÖZÜNÜRLEŞTİRME YÖNTEMLERİ

        Analizi yapılacak örneklerin inorganik ve organik içeriklerinin belirlenmesi için çözünürleştirme işlemleri uygulanmaktadır. Element analizlerinde organik yapının parçalanması için farklı teknikler uygulanmaktadır. Bunlar, kuru yakma, yaş yakma, mikrodalga ile çözünürleştirme ve oksidatif UV fotoliz teknikleridir. 

         1. Kuru Yakma ile Çözünürleştirme

         En eski çözünürleştirme tekniğidir. Bu teknikte örnekteki organik kısım havada kömürleştirildikten sonra örnek, uygun bir kaba (kroze gibi) alınarak alevde veya kül fırında yakılır. Organik matriks genellikle önce kömürleşir, yanar ve kül şeklinde kalır. Kalan bu kısım inorganik maddeleri içermektedir. Bazı örneklerde ise oluşan CO2 gazı karbonat şeklinde kül içinde kalabilir. Bunu önlemek için örnek, oksijence zengin alevde veya saf oksijenle yakılmalıdır.
Kuru yakma yöntemi genellikle pek tavsiye edilmemektedir. Bunun nedeni ise selenyum ve civa gibi uçuculuğu yüksek olan elementlerin kayba uğramasıdır. Kuru yakmanın tam olabilmesi için gereken sıcaklık değerlerine ulaşıldığında sodyum ve potasyumda kayıplar da meydana gelebilmektedir.

         2. Yaş yakma ile Çözünürleştirme

        Bu teknikte örnekler, genellikle HCl, H2SO4, HNO3, HClO4, HF, H2O2 gibi yükseltgeyici kimyasallar veya bunların karışımlarında çözülür.
H2SO4 ile çözünürleştirme: Uçuculuğu diğer asitlere göre daha düşük olduğundan yüksek sıcaklığın istendiği durumlarda kullanılmaktadır.

7 Şubat 2019 Perşembe

Trafikte Yayaların Önceliği



TRAFİKTE YAYA ÖNCELİĞİ

          Son günlerde ülkemizin tüm illerinde trafik polislerinin caddelerde çokca dolaştığını herkes görmüştür. Birkaç gün önce ilk fark ettiğimde bi düşünmüştüm neler oluyor diye. Sebebini araştırıp öğrendiğimde çok sevinmiştim! ama bir taraftan da bir burukluk yaşadım.


yaya geçidi


             Bu yoğunluğun sebebi  İç İşleri Bakanlığının trafikte yaya bilincinin oluşturulması amacıyla başlattığı çalışmalar. "Öncelik Hayatın, Öncelik Yayanın" sloganıyla 2019 yılı "Yaya Öncelikli Trafik" yılı olarak ilan edilmiş. Bu kapsamda vatandaşlara farkındalık oluşturulmak amaçlanmakta.

5 Şubat 2019 Salı

Sularda Bulunan Ağır Metaller



SULARDA BULUNAN AĞIR METALLER VE ÇEVRESEL ETKİLERİ


       
ÖZET

            Yapılan çalışmada sulardaki ağır metallerin çevre mühendisliği açısından önemi ve canlı hayatında ne gibi etkileri olduğu öğrenildi. Ayrıca sulardaki ağır metallerin nasıl ve hangi yöntemlerle hesaplanacağı ve bazı suların ağır metal oranlarının hangi seviyede olması gerektiği öğrenildi. Gerek grup arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz araştırmalar, gerekse deney sorumlusunun anlatımları neticesinde sulardaki ağır metaller hakkında geniş bilgi sahibi olundu. Sulardaki bazı ağır metaller; arsenik, cıva, kurşun, krom, kadmiyum, nikel, demir, bakır, çinko, antimon, berilyum, selenyum, tellür, talyum’ dur.   

GENEL BİLGİ
Metallerin Çevresel Etkileri:
           Metallerin çevresel etkilerinin ele alındığı bu makale serisinin üçüncü ve son bölümünde ağır metallerden cıva, arsenik, antimon, berilyum, selenyum, tellür ve talyumun toksikoloji etkileri ele alınmıştır. Bu makale serisinin sonunda okuyucuların ülkemizde de şimdilik büyük bir sorun olan çevre kirliliği ve ortamlardaki ağır metal kontaminasyonlarının flora ve fauna için ne kadar tehlikeli oldukları hakkında genel fikir sahibi olduklarına inanıyoruz. Geri kazanımın, uygun atık depo sahalarının oluşturulmasının, her türlü sanayi kolları için arıtım tesislerinin kurulmasının, en basit örnekle kullanılmış pillerin doğaya atılmamasının; en az üretim yapmak, sanayileşmek kadar önemli olduğu bu çalışmanın ortaya çıkmasındaki temel düşünceyi teşkil etmiştir. Anlatımlarda tıbbi terimler kullanılmaktan özellikle sakınılarak, mümkün olduğunca genel bilgi seviyesinde ve anlaşılır kalıplarla bu metallerin ve bileşiklerinin negatif etkileri, vücutta nerede akümüle oldukları ve verdikleri zararlar genel hatlarıyla ele alınmıştır.